4 Ağustos 2009 Salı

...ve Tyler Brûle Monocle'ı yarattı...

Tyler Brûle kim diyecek olursak Kanada doğumlu futbolcu bir baba ve sanatcı bir annenin tek çocugu.Kısa bir hikaye ile geçmişini söylersek gençliğinde de daima farklı olmayı hedefleyen, yeni değişik ve daima cevresinde gündemde olan bir gençtir. Kanada da basın işine girerek hızını alamayarak İngiltereye geçiş yapıyor. BBC de gazetecelik deneyimlerine profesyonel anlamda geçiş yapar ve birkaç yıl içinde batının ünlü dergilerinde şeflik yapmıştır daha sonralarında makaleleri Elle, Sunday Times, Stern gibi dergilerde çıkmıştır. Ona göre hayatnın dönüm noktası Afganistanda fotoğrafcı olarak görevlendirdiği zaman değişmiştir çünkü ölümü görmüştür orada. Beraber yola çıktığı çevirmen, şöför pusuyu düşürülmesi ile başına gelmiştir. Omuzundan ve kolundan yaralanarak sol eli işlevini yitirmiştir. ve ve ve asıl karizması bu dönemden sonra başlıyor aldığı tazminatla kafasında hayalini kurduğu sıradışı hayatı, lüksü, asaleti ve züppeliği ama kendi hayalinde ki züppeliği uygulayacak imkanı bulmuştu. Ve nihayetinde wallpaper dergisini çıkardı ilk 4 sayıyı hiç bir destek olmadan kendi cebinden ödeyerek karşıladı ama beklenen oldu ve Time Medya grubu 1.6 milyon dolara satın aldı dergiyi. Ve artık o aradığı lüks ürünler reklamlarını vermek için kapısına dayanıyordu.Gucci, Prada, Boeing gibi... ama daha sonrasında Time Medya grubunu daha muzafakar bir grup satın alınca Brûle ün davranışları göze batmaya başladı ve baskı altında fikir çıkmayacağından kendini 2002 de azad etti ve yeni arayışlara geçti. Sonrasında Time Medya ya sattığı derginin logo tasarım ve yaratıcı ajansı olan Wink Medya yı satın alarak adını Winkreative olarak değiştirdi ve dergisinin eski sayılarında Zürih i model kent olarak göstermesi sonunda işe yarayarak o zamanlar isviçre nin batmak üzere olan havayolu şirketi Swissair i yeni markalaşma dönemine sokarak farklı fikirlerde bulundu; uçağın içinde ne tarz ışıklar kullanılırsa yolcular daha şık görünür,lüks havayolu taşımacılığı nasıl olur gibi çok detaylı olarak bir sunum yaptılar ve işi kaptılar 11 ülkede 22 farklı marka ile çalışarak yine bir başarıya daha imza atmış bulundu. Hızını alamayarak MonocLe' ı çıkardı ve ağırlıklı olarak metropol şehirlerde sosyal ve siyasal karmaşanın toplumun kültürüne nasıl yansıdığını ve lüksü tabiki dergisinde sundu genel olarak bahsettiği kentler daima onun moda ve lüksü tasvir eden ve favorisi olan Kopenhag, Zürih, Stockholm, Londra, Tokyo gibi yerlerdi. İstanbul ve sudan gibi yerlerde de değinmiyor değil dergide. Genellikle çevreci bir tavır takınarak bisiklet kullanımını destekliyor ve bisiklet tasarımlarıyla da bunu veriyor. ve Monocle bir marka olma yolunda daha büyük adımlarla ilerliyor. Hisako adı altında kendi parfümlerini çıkarıyorlar ve aroma olarakta Japon Kaplıcalarını ve İskandinav ormanlarının kokusunu kullanıyorlar parfümde.Londra ve dünyada ki farklı metropollerde gazete bayilikleri açmaktalar, bu bayilerde dergileri gibi sade ve şık. İleride cafeleri, restorantları açılırsa inanın hiç şaşırmayacağım.

Eğer markalaşma çabaları içinde olan bir firma olsam ne yapar ne eder bu adamla tanışmanın yolunu bulur en azından otorur beraber bir kahve içerdim. Bence buna değer mi?? hemde sonuna kadar...

Hiç yorum yok: