27 Eylül 2010 Pazartesi

"You will hate McDonalds after seeing this" diye Sayfa açtılar ve 3 saatte 50 Bin fan'a ulaştılar

Facebook üzerinde "You will hate McDonalds after seeing this" adında bir sayfa açtılar ve FBML ile insanların farkında olmadan sayfayı beğenmelerini sağladılar. Ve birden 10larca arkadaşının o sayfaya fan olduğunu gören kişilerde izlemek için aynı processi kendileri yaşadı. Sayfada her gün karşılaştığımız "are you human" sorunsalı bizi bekliyor ve bize eğer insansan önce kırmızı sonra mavi kutuya tıkla diyor. Fakat bu kutular "like this page" sekmesi ve her tıklayan hiç farketmeden sayfayı beğenmiş oluyor ve kendi anasayfada xxxx xxxx like this page also 10 of your friend diye uyarı da çıkıyor. Kim yaptıysa mantıklı bir davranış göstermiş ve klasik herkesin nefret ettiği marka olan mcdonalds'ı kullanarak böyle bir girişimde bulunmuş. Bunu planlayan Burger King olabilirde diyorlar. Gayet düzemece ama başarılı bir takipçi arttırma stratejisi olmuş. Ben bunları yazarken 60 bine ulaşmış olabilir.

İlgili Friendfeed başlığım LİNK

Multitap Konser @BronxPi

Cumartesi Gecesi ayaklietkinliktakvimi 'dan kazandığım bilet ile Multitap konserine gittim. Bronxda gerçekleşen konser gerçekten güzeldi. Multitap ilk albümünden ve bazı cover parçalar çaldı. Sahne performanslarını beğendim. Ayrıca Bronx'un yeni haline hayran kaldım. Farklı tarzı ile Multitap dikkat çekiciydi.Ayrıca konserde Demet Evgar'ı görmekte güzeldi.



Dur bugün benim günüm
Kapandı üzgünüm
Sıkıldım artık insanlardan
Hiç durmadan ararlar
Hiç sormadan gelirler
Hiç yalnız olmasınlar mutsuzlar
Kendi kendilerine kalmak ne zor gelir ki
Rehberinde yer bulur isminin baş harfi
Çaldı bak zırıl zırıl telefonun zili
Açmadım bozmadın keyfimi
Patlamış mısır kahve fincanım ve korku filmi
Gelmesin sakın üçlü koltuğun sürpriz ismi
Yordu onların sahte dertleri geçti şimdi
Battaniyem kareli,battaniyem değerli,
Her saniyem değerli,her saniyem kareli

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Şarap "AB-I HAYAT"

Şarap bir yaşam tarzıdır. Ona alkol demek diğerleri ile aynı kategoriye sokmak şaraba haksızlık olur. O bir nevi bebek gibidir. Güzel mahsüllerle temelleri atılır, bir güzel işlenir ve güzellik uykusuna yatırılır. Zamanı geldiğinde alırsınız o uykudan uyanan şarabın tarif edilmez güzelliğini. Bir yazıda söylediği gibi hayat her ne kadar mükemmel giderse gitsin daima güzel bir şaraba yer vardır. Şarap nazlıdır, içimi-uyumu vardır. Gelişi güzel şarap içilmez hakaret olur. Şarap gelişi ile sevinc vermiştir, Antik Yunan mitolojisinde Dionysos yaptığı şarap ile ile halka neşe saçmıştır ve şarap tanrıların içkisi olmuştur. Bu yüzdendir ki özel günlerde şarap içilir. Şarap aşka adanmıştır, aşk ile içilir. Cennette bile kevser şarabında saklanır aşk. Şarabın herkes için anlamı başkadır. Benim için şarap, aşkı ve yeniden doğuşu temsil eder. Üzüm bir anka kuşu misali küllerinden yeniden doğar ve daha da güzelleşir.

Şarabın Krallığında inanılmaz şarap tadları ile bizi buluşturan KAYRA-BUZBAĞ'a teşekkürü bir borç bilirim.


25 Nisan 2010 Pazar

23NisanBlog "Ege"


Merhaba ben Ege,
23 Nisan benc iyi ki de bize armağan edilmiş bir bayram. Çünkü tüm dünya çocukları toplanıyor ve bir sürü etkinlikler yapılıyor.
Bence 23 nisan çok güzel bir bayram J


23 NİSAN
Kiminin saçı siyah,
Kiminin saçı sarı...
Ankara'da buluştu,
Dünyanın çocukları.
Her Yirmi Üç Nisan'da
Tekrarlanır bu olay.
Buluşma nedenini,
Açıklamak çok kolay.
Bu kocaman dünyada
Ülke sayısı çoktur.
Oysa ki hiç birinin
Çocuk Bayramı yoktur.
Dünyanın çocukları
Yurdumuza koşuyor,
Her Yirmi Üç Nisan'da
Cıvıldaşıp coşuyor.
Türkiye konuklarla,
Kalpler sevgiyle dolsun.
Dünya Çocuk Bayramı
Herkese mutlu olsun!

Altan ÖZYÜREK

Blog adresim http://egenndunyasi.blogspot.com/

26 Şubat 2010 Cuma

Apple IBonsai Application



İphone 'unuzda Japon bonzai ağacı yetiştirdiğiniz bir uygulama. Ağacı 360 derece cevirebiliyor ve wallpaper olarak kullanabiliyorsunuz. Gerçek hayatta yetiştirmeyi düşündüğüm bir ağaç gerçekten çok hoş.

14 Şubat 2010 Pazar

This war bigger than Hundred Years' War : Google vs Apple

Hundred Years' War, World Wars (I-II), Cold War then Google and Apple wars begin.!

Lets see in the picture...


Social Media Failure - Farmville Fucked up the relationship!

lets see how come social media turns people into idiots.

12 Şubat 2010 Cuma

100 yılda özel efektlerin gelişimi

* 1900 -- The Enchanted Drawing
* 1903 -- The Great Train Robbery
* 1923 -- The Ten Commandments (Silent)
* 1927 -- Sunrise
* 1933 -- King Kong
* 1939 -- The Wizard of Oz
* 1940 -- The Thief of Baghdad
* 1954 -- 20,000 Leagues Under the Sea
* 1956 -- Forbidden Planet
* 1963 -- Jason and the Argonauts
* 1964 -- Mary Poppins
* 1977 -- Star Wars
* 1982 -- Tron
* 1985 -- Back to the Future
* 1988 -- Who Framed Roger Rabbit
* 1989 -- The Abyss
* 1991 -- Terminator 2: Judgment Day
* 1992 -- The Young Indiana Jones Chronicles
* 1993 -- Jurassic Park
* 2004 -- Spider-Man 2
* 2005 -- King Kong
* 2006 -- Pirates of the Caribbean: Dead Man’s Chest
* 2007 -- Pirates of the Caribbean: At World’s End
* 2007 -- The Golden Compass
* 2008 -- The Spiderwick Chronicles
* 2008 -- The Curious Case of Benjamin Button

Gönül isterdi ki 2009 kaydında Avatar olsun Taruk Makto falan diyelim ama biraz erken çıkmış bu. Gene de değişimi görmek etkileyici. Terminatörde yapıldığı zamana göre kullanılan efektler gerçekten çok etkileyici.

Dişlerim güzel diye Colgate paket gönderdi


Colgate nasıl bulduysa beni anlamadım, migrostan falan mı öğrendi, bilmiyorum ama bana bi paket gönderdi çok mutlu oldum. Colgate i zaten kullanıyordum fakat denemediğim ürünleri vardı, cünkü bilmiyordum tam olarak. Düzenli olarak tv izlemediğimden dolayı da reklamları göremiyordum bu yüzden sadece "Colgate Cavity Protection" kullanıyordum. Ta ki bu gelen pakete kadar. Gerçekten kullanışlı bir macun yanında da Plax da var fırçala sonra gargara ohh ağzın miss. Plax kullanmıyordum fakat etkilerini gayet görüyorum. İyi oldu bu Colgate Sensetive Pro-Relief sırada sen varsın, aklıma gelir ya da param olursa Plax da alırım :)

10 Şubat 2010 Çarşamba

Politics

FEUDALISM: You have two cows. Your lord takes some of the milk.

PURE SOCIALISM: You have two cows. The government takes them and puts them in a barn with everyone else's cows. You have to take care of all of the cows. The government gives you as much milk as you need.

BUREAUCRATIC SOCIALISM: You have two cows. The government takes them and put them in a barn with everyone else's cows. They are cared for by ex-chicken farmers. You have to take care of the chickens the government took from the chicken farmers. The government gives you as much milk and eggs as the regulations say you need.

FASCISM: You have two cows. The government takes both, hires you to take care of them and sells you the milk.

PURE COMMUNISM: You have two cows. Your neighbors help you take care of them, and you all share the milk.

RUSSIAN COMMUNISM: You have two cows. You have to take care of them, but the government takes all the milk.

CAMBODIAN COMMUNISM: You have two cows. The government takes both of them and shoots you.

DICTATORSHIP: You have two cows. The government takes both and drafts you.

PURE DEMOCRACY: You have two cows. Your neighbors decide who gets the milk.

REPRESENTATIVE DEMOCRACY: You have two cows. Your neighbors pick someone to tell you who gets the milk.

BUREAUCRACY: You have two cows. At first the government regulates what you can feed them and when you can milk them. Then it pays you not to milk them. Then it takes both, shoots one, milks the other and pours the milk down the drain. Then it requires you to fill out forms accounting for the missing cows.

PURE ANARCHY: You have two cows. Either you sell the milk at a fair price or your neighbors try to take the cows and kill you.

LIBERTARIAN/ANARCHO-CAPITALISM: You have two cows. You sell one and buy a bull.

SURREALISM: You have two giraffes. The government requires you to take harmonica lessons.

Meet Google New Tech Google Buzz

Google'ın bir nevi kendine has Frienfeed i. Profesyoneller bunu daha çok google tarafından internete atılan yeni bir adım olarak nitelendiriyor. (google ın internet üzerinde hegemonya kurmasında bir basamak daha da denebilir[ben de olsam aynısını yapardım])

başta google-buzz ın tanıtım videosu,



daha görüp öğreneceğiz. hadi kolay gelsin bakalım wave' den sonra buzz nasıl olacak.

3 Şubat 2010 Çarşamba

gerçek sofralar gerçek muhabbet nasıl olur?

"Gerçek sofralar gerçek muhabbet" bunu söylerken bile 2 unsurdan bahsediyoruz muhabbet ve sofra. Tamamlayıcı öğeler muhabbet için gerçek dostların, sevdiklerin, kafa dostların olmalı yanında gerçekten koyu bir muhabbet olması için. Gerçek sofra muhabbete uygun olmalı, eğer laflayacaksan asla votka falan olmaz muhabbet düzgün donatılmış bir masada "gerçek bir sofrada" yapılır. Unutulmaz muhabbetleri unutulmaz kılan o geceyi tamamlayan öğelerdir. Masa rakı masası olmalı, müzeyyen senar çalmalı kadehler kaldırılmalı hava hep birden söylenmeli "at kadehi elinden bin parçaya bölünsün dökülsün meyler yere hatıralar gömülsün" diyip dostlukların tadına varılmalı.

29 Ocak 2010 Cuma

Gerilla Sosyal Sorumluluk "Vandalism"




İspanyada Gap's in yaptığı sosyal sorumluluk kampanyası. Vandalism 'i vurgulamak için halka açık alanda yaptıkları çalışma.

17 Ocak 2010 Pazar

İyi yazı yazma temelleri!

Evet bunu en başta benim yazıp kendim okumam gerekiyordu fakat kim uğraşacak şimdi bunla diyerekten başlamadım taaki bugüne kadar.

Arama motorları, özgün içeriğe tabir-i caizse bayılırlar. Daha önce hiçbir sitede yayımlanmamış, eşi benzeri olmayan bir makale yazdığınızda, o makalenin içerdiği anahtar kelimeler aracılığı ile arama sonuçlarında makalenizin görüntülenme ihtimali, başka bir siteden tamamen ya da kısmen kopyalanmış bir makaleninkine oranla çok daha fazladır.

Çoğu zaman biz yazarlar işleri karıştırma eğilimindeyizdir. Çoğu zaman yeni fikirler bulmakta zorlanır ve aslında en basit şeylerin anlamlı olduğunu unuturuz.

Knowledge Unlimited sitesinde bir öğrenciye ait olan ve “bilmeniz gereken 12 ½ yazım kuralı” adlı posterden ilham alınarak Fuel Your Writing web sitesinde yayımlanan bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyoruz.
1. Eğer her gün yazarsanız yazılarınız gün geçtikçe daha iyi olur.

Neredeyse her gün yazı yazan bazı yazarlar olduğu kadar akıllarına iyi bir fikir geldiği zamanlarda durmadan yazı yazan yazarlar mevcuttur. Mümkün olduğu kadar çok yazı yazın, bir paragraf, kısa bir hikaye ya da uzun bir makale, farketmez; mümkünse her gün yazın!
2. Eğer sizin canınızı sıkıyorsa, okurlarınızın canınızı da sıkacaktır.

Daha önce hiç bir yazı yazdığınızda onu daha sonra yeniden okuyup yazının yarısında esnemeye başladığınız oldu mu? Eğer çok can sıkıcı olduğunu düşünüyorsanız, düzenleyin ve yeniden başlayın.
3. Bir yazma rutini edinin ve ona bağlı kalın.

Yazmak için bir zaman seçin. Bu ister taze ve ışıltılı bir sabah olsun ya da sessiz bir akşam olsun, günün istediğiniz saatinde yazacağınız bir zaman belirleyin ve ona sadık kalın. Bu durum daha üretken olmanıza yardımcı olur. Yazı yazdığınız yerin konforu da yazılarınızın kalitesi açısından önemlidir.
4. Şiir her zaman kafiye içermek zorunda değildir.

Kendi tarzınıda bir şiiriniz olabilir. Daima kuralları takip etmek zorunda değilsinizdir. Arada bir onları kırın!
5. Hem gerçek hayatınızda hem de yazılarınızda basma kalıplara karşı çıkın

Basma kalıplardan uzak durmaya çalışın. Farklı karakterler ve hikayeler kullanmak iyidir. Farklı kültürlerdeki okurlarınızın ilgisini çekebilir.
6. Yazarlar okur. Yazarlar çok okur. Yazarlar her zaman okur.

Gazete, kitap, dergi, hatta deterjan kutularının arkasındaki etiketleri bile okuyun. Okuyun, okuyun, okuyun ve okuyun.
7. Sevdiğiniz kelimelerin, kitapların, yerlerin ve diğer şeylerin bir listesini yapın.

Bu şeylerin yaratıcılığınızı etkileyebileceğini ve iyileştirebileceğini biliyor muydunuz?
8. Gününüzün her zaman mutlu olmasına gerek yok.

Her bir hikayenin bir sonu vardır ancak bu o hikayenin her zaman mutlu sonla ya da çıkarılması gereken bir dersle bitmesi gerektiği anlamına gelmez. Okurlar, konu hikayenin sonuna geldiğinde meraklıdırlar. Hikayenizi okurunuzu şaşırtacak bir sonla bitirebilir ya da ucu açık bir şekilde bitirerek onların hikayenin sonunu tahmin etmelerini sağlayabilirsiniz. Bu sayede okurlarınız daha sonraki yazılarınızı da okuyacaklardır. Bu tamamen size kalmış.
9. Daima not defteriniz ve yedek kaleminiz yanınızda olsun.

Bu bir zorunluluktur. Eğer şu an yanınızda bir not defteri ya da bir kaleminiz yoksa, çok ayıp! Not defterinizi ve kaleminizi (hatta birkaç kalem birden) mutlaka çantanızda bulundurun ve hiç ummadığınız bir anda aklınıza gelebilecek fikirlerinizi not edin.
10. Yürüyüşe gidin. Dans edin. Otları koparın. Bulaşıkları yıkayın. Bunun hakkında yazın.

Eğer siz de gündelik olarak bloglamayı seven ancak sık sık yeni fikirler bulamayanlardansanız, o zaman neden gördüğünüz, yaşadığınız şeylerden bahsederek onları dünyanın geri kalanıyla paylaşmayasınız? Özel bir yeteneğiniz ya da ilginiz mi var? O zaman onun hakkında yazın. Farklı konular, farklı kişilere hitab eder.
11. Tek bir tarza bağlı kalmayın. Yeni bir şeyler deneyin.

Başka söze gerek var mı?
12. Hikayenin iki tarafını da öğrenin.

İki tarafa da bakın, düşünün ve anlatın. Tıpkı diğer her hikayede olduğu gibi olayları sadece tek taraflı anlatmanın eğlenceli bir tarafı yoktur.

Peki ilham alınan posterde de belirtilen “buçuk” nerede? Bu yazıyı okumayı bırakın ve gidin birşeyler yazın.

evet bu yazı alıntı ama güzel bir alıntı. teşekkürler seomium.com

Linkbaiting bana kendini anlat!


Linkbaiting ne diye Google da arama yaptığımızda bize bir kaç SEO tabanlı siteden başka bir şey bulmuyor. Peki nedir bu Linkbait tam olarak neye yarar?
o halde, Linkbait özünde bir web sayfasına yerleştirilen bir içerik parçasından başka bir şey değildir – bu ister bir makale, bir blog yazısı, resim ya da siberalemin diğer herhangi bir bölümü olsun – ve mümkün olan en fazla kaynaktan “backlink” alabilmek için özel olarak oluşturulmuş içeriklere verilen addır.
Sitenizin fazla tıklanmasını istiyorsanız başta ilgi çekici bir içeriğiniz olacak ve bir kaç kişi sitenizi farkedip başkalarıyla paylaşacak bu yolla siz daha farkına varmadan sitenizi ziyaret edenlerin sayısı amip gibi artacaktır.
Böyle bir açıklamadan sonra kuşkuda kalıp acaba linkbaiting için iyi yazılmış bir makalenin doğal sonucu mu demeliyiz yoksa onu bir teknik olarak mı ele almalıyız ikileminde kalabiliriz.

Eğer mükemmel (ya da en azından ilgi çekici) bir yazı yazarsanız ve o yazıyı doğru zamanda, doğru siteye ve doğru hedef kitlesine yönelik olarak yayımlarsanız, biraz da şansın yardımıyla trafiğinizde önemli artışlar yakalayabilirsiniz. Elbette bu ve benzeri linkleri alabilmek için başka yöntemler de bulunmaktadır.

Zaman:Olayı zamanında yayınlamak bir blog'un trafiğini oldukça arttırır çünkü insanlar o olayı başkalarıyla paylaşırken link vererek bunu yaparlar ve en güncel kaynaklardan biri de sizin sitenizse gerçekten trafiğiniz gözle görülür biçimde artacaktır.
Farklı bir bakış açısı: İnternet üzerinde ilgi gören blog ve sitelerin bir başka türüde "farklı bakış açılarından bakan olaylara eleştirel bakan, asla agresif falan olan değil ama mantık çercevesi içinde bilinçli olarak tartışmaya yer veren sitelerdir.
Yapısal ve görsel bakımdan: İlgi çekici ve iyi yazılmış makaleler konu link alımına geldiğinde oldukça işe yarar. Aslında bu çok doğal, zira eğer okuyucu makaleden hoşnut kalmışsa onu arkadaşları ile paylaşma olasılığı çok daha fazladır. Bu ya bildiğimiz “özel” paylaşma metodları kullanılarak (kulaktan kulağa, email ya da anında mesajlaşma) ya da gittikçe artan bir yöntem olan sosyal medya siteleri üzerinden yapılır.
Bu sosyal metodların temelinde bildiğimiz forum siteleri yatmaktadır. Ancak bir siteyi herkesin görebileceği şekilde yer imlerine eklemenin de farklı yolları mevcut. Bu alanda en popüler site, Del.icio.us, yer imlerinizi (bookmark) herkesin görebileceği şekilde arşivleyebilmeniz için bir dizi kolay kullanımlı ve çekici araç sunmaktadır.

En çok ilgi gören method olan Komik, Çılgın Manyak: İnternetin hayatımızda olduğu yaklaşık 12 yıllık dönemde en fazla ilgi gören kategori olan Eğlence siteleri, gülünç videolar ve şakalar günümüz İnternet’inin halen en popülerleri arasında yer alıyor ve insanlar bu tip şeyleri paylaşmaya bayılıyorlar. Bu tarzda olanlar genelde forumların ücra köşelerinden ya da daha çok özel mesajlaşma yöntemi ile paylaşılıyor ki bu tip ortamlardan alınan linklerin de SEO açısından fazla bir değeri yok. Ancak damlaya damlaya göl olur misali bu tip linklerin de, en azından sitenizin/ürününüzün/markanızın tanınırlığı açısından önemli olduğunu unutmamak gerek.
Kaynak

13 Ocak 2010 Çarşamba

Yeni bir başlangıç

Yarın benim için yeni bir başlangıç, yeni bir ajansta tanıdığım simalarla, samimi bir ortamda çalışmaya başlıyorum. Hadi bakalım hayırlısı =)

Hayat bize neler sunucak.

Umarım güzel bir başlangıç olur.
Saygılar.

12 Ocak 2010 Salı

Son Samuray Avatar


Avatarı izlediğimde farkettim ki, Tom Cruise 'un "Last Samurai" filmini izliyorum. Basta büyük devlet adına çalışan bir ordu mensubu (içinde ve dışında sorunlar vardır falan filan) Sonra bir şekilde ilkel olan kabileye dahil olur. Başta orda sevilmez ve orda istenmeyendir, sonra bir cengaverlik yaparak yavaştan kabilenin güvenini kazanır ve tabiki kabilede en taş hatunun dikkatini çeker ve onunla fingirdeşmeye başlar. Sonra aslında bunun asıl amacının ne olduğunu anlarlar ve aralarından atarlar ve bu da bir efsane olarak karşılarına çıkar onların. Gidişat olay gelişimi 1e 1 aynı olmasada çok benzer geldi. Bence Amerikan sinemasında bu 7 basamaklı olay gelişimi kahraman başta ipsiz sapsız serseridir, sonra onun kahraman olcağı söylenir takmaz, ilk dövüşünü yapar ve kaybeder sonra esir alınır ve esir hayatı yaşar en bilge kişinin desteğini alır, kabiledeki en taş hatunu kapar daha sonra aydınlanmış ve arınmış bir biçimde eski olduğu kişiye karşı savaşır, bilge insan ölür onun yerine bu geçer ve mutlu son..

7 Ocak 2010 Perşembe

Nexus One - Web Meets Phone.

Google ın ne kadar hızlı çalııştığı gösteriliyor sitede yanda çıkan görseldeki her ikona tıkladığınızda, o ikonla ilgili küçük bir demo oynatıyor. Gayet açıklayıcı bir site olmuş. Telefon tahmin ettiğiniz üzere tamamen google 'ın desteklediği hatta geliştirdiği Android işletim sistemi üzerine kurulu.



Link

Smartphone savaşları Round1 iPhone vs. Blackberry

İlk atağı Blackberry yaptı pazara giren iPhone 'dan çekindiği için ben pazarda ilk dokunmatik ekranı yaptım sen buna dokunamazsın apple diyip tavrını koymuştur...



Fakat apple'dan cevap gayet hızlı ve yerinde gelmiştir...



2 Büyük şirket hem pazar payı rekabetinde hem de creatif olarak gerçekten büyük ve akıllı adımlar atmaktalar. Pazara yeni katılmış ya da hali hazırda pazarda bulunanlar yeni ürettikleri telefonlar kadar, yaptıkları creatif çalışmalarla da kendilerinden söz ettirmek zorundalar. Yeni Dünya düzeni bunu gerektiriyor.

Smartphone pazarı ve işletim sistemleri

Smartphone’lar içerisinde en bilinenleri Iphone, Blackberry, Nokia N97, HTC Hero ve Samsung Omnia olarak sayılabilir. Her bir smartphone kendine özgü bir operating system (işletim sistemi) ile çalışmaktadır.


Pazara baktığımızda Google'ın destek verdiği Android pazarı oldukça hareketlendirmiş durumda. Gartner'ın yayınladığı 2009 yılı 3. Dilim raporlarına göre Android %3.9 luk paya sahip bu rakam 2012 yılında yaklaşık %14lere yükseleceği ve pazar lideri olan symbian'ı tahtından edecek gibi görünüyor. Tabi ki kim öle kim kala pazara yeni rakipler girecek gibi duruyor ve hali-hazırda olan rakipleri (RIM, OS Windows Mobile. vs.)de boş durmuyor. Smartphone satışları 2008 yılına göre %12.8 artarak 41 milyon adede ulaşmış. Nokia %3 Pazar payı kaybederek bugüne kadarki en düşük Pazar payı seviyesi olan %39.3’e inmiş. Bu durum symbian’ın da pazar payı kaybetmesine sebep oluyor.



Balckberry (RIM) ve Iphone (Apple) piyasaya yeni sürdüğü 3GS’in de etkisiyle pazar paylarını ciddi oranlarda arttırmışlar. Açıkçası Google desteği ile Android ve Apple kendi reklamlarını gayet iyi yapıyorlar. Blacberry ise iş dünyasındaki yerini kaybedecek gibi durmuyor. Brack Obama ise bir Blackberry bağımlısı olduğunu söylerek desteğini esirgememişti. Ancak Symbian için aynı etki yaratılıyor mu?. Yani Android’i ve Apple’ı çeşitli mecralarda duyuyoruz ama pazar lideri olan Symbian’ın bilinirliği nasıl? Nokia kullananların kaçı işletim sisteminin symbian olduğunu biliyor ?


İşin derinlerine bakıldığında aslında her işletim sistemi kendi üretici firmasının rakibinin çıkardığı işletim sistemi ile rekabet halinde oluyor. Yani Windows ve Mac OS'X rekabeti bu pazarada sıçramış durumdadır. Yani, Windows işletim sistemi yüklü olan bir bilgisayarda windows'un kendi has kullanıcı arayüzü (user interface) vardır. Smartphone'larda da bu şekildedir durum, Motorola Motoblur, HTC Sense, Samsung Bada gibi. Bada'lı telefonlar üretici firmasının rakipleri olan Android, Symbian ve RIM gibi işletim sistemleri ile rekabet içinde olacaktır.

Smartphone pazarında pazar payları 2012 yılında durum aşşağıdaki gibi olacağı öngörülüyor,


Smartphone kullanıcılarının beklentilerine bakıldığında ilk 2 sırada application ve oyunlar yer alıyor. Iphone için 100.000 üzerinde application geliştirilmiş ve bunlar 2 milyarın üzerinde download edilmiş. Android ise 15 bin application ile pazara yeni girmesine rağmen ikinci sırayı almış durumda.



Smartphone’ların kullanım istatistiklerine bakıldığında, Iphone hem HTML sayfa gösterimi hemde mobil internet ve application kullanımı açısından liderliği elinde tutuyor. Android ise HTML sayfa gösterimi açısından ikinci sıradayken mobil internet ve application kullanımı açısından 3. Sırada yer alıyor.Kaynak: tamisabet.com

Smartphone mu ? hmm... yakından tanımak lazım!

|

Smartphone denilen cihazların, diğer gsm telefon cihazlarından farkı nedir?

Temel fark, smartphone yazılımlarının bir işletim sistemi platformu üzerinde çalışıyor olmasıdır.Standart olarak, cihazla birlikte gelenlere ilave olarak, yüklediğiniz yeni yazılımlar ile cihazınıza farklı özellikler de ilave etmiş olursunuz. Sistemin uygun gördüğü herhangi bir programı arama blocklama, mediaplayerlar ve pek çok uygulamayı telefona yükleyip kullanabileceğiniz bir teknolojidir. Smartphone teknolojinin geldiği son noktada bir bilgisayar üzerinde yapabildiğimiz her türlü uygulamayı nerdeyse içinde barındıran yeni nesil telefon olarak söyeleyebiliriz.



Eğer gündelik hayat içinde,Outlook veya Lotus Notes benzeri ileri düzey bir PIM (PIM-Kişisel Bilgi Yönetimi) uygulamasını masaüstü bilgisayarınızda etkin olarak kullanıyor ve yapılacak işler, randevular, kontak listesi gibi bilgilerinizi (kısaca özetlemek gerekirse, kişisel ajandanızı) bu tür yazılımlar aracılığı ile takip ediyorsanız smartphone akıllı bir seçim olacaktır.

5 Ways to Grow Your Local Business with Social Media

1) Start a Local Group Online

Most social network platforms offer some form of group creation. Any member has the ability to start a group around a niche or pretty much any topic – including a local topic. Sites such as Flickr, Facebook, LinkedIn and Slideshare all allow members to create and manage groups.

For example here’s a local independent merchant group in Austin, TX using a Flickr Group to promote it’s “Keep Austin Weird” slogan.

This Boston Networking Group on LinkedIn was founded by Jeff Popin, owner of BostonEventGuide.com. With over 3,000 members, there’s a pretty good bet this group serves as a conduit for Popin’s main business locally.

2) Find and Network with Local Bloggers
Using tools such as Placeblogger, outside.in, Bloglines you can locate bloggers in your community that might have an interest in writing about your business or industry or actively linking to your blog.

Networking with relevant bloggers locally, commenting on their blog posts, and maybe even contributing a post is a great way to create additional local exposure. Don’t forget to seek out and add blogs from traditional media publications locally as well. Most radio, TV and news journalists have been asked to write a blog as part of their job, these can be great local social media contacts if you take the time to build relationships though their blogs.

3) Hold Meetups and Tweetups
Using a social media tool like MeetUp, you create and promote local events and tap the user base of MeetUp to create additional awareness about your seminars, product demonstrations, open houses, and grand openings.

Here a home remodeler in Encinitas, CA is offering a workshop on green remodeling through MeetUP.

TweetUps, a gathering of people in a community using Twitter, have become very popular ways to meet others locally that believe in the power of social media. That alone can be enough common ground to network on. Search locally for the term TweetUp and don’t be surprised to find one schedule in your community.

The online social media network Biznik allows members to join its online platform, but belong to a local community and promote in-person local events on the site.

4) Find local leads
Finding local prospects or potential strategic partners on LinkedIn, Facebook and Twitter is pretty simple through the use of the powerful search interfaces built into all. Simply searching by City is a great way to find other people using social media in your community. A service such as Twellowhood or LocalTweeps may aid in your search to find other businesses in your community using Twitter.

Many smart marketers are also employing some of the advanced features of Twitter Search to find people locally and filter their tweets to turn up leads. An auto body shop might set-up searches for people talking about being in an accident and reach out to them with advice for what to do to get the best quote. A computer network service provider can use advanced search to find people locally complaining about their network being down.

Naked Pizza in New Orleans uses Twitter to publish exclusive offers to followers and attributes a significant rise in business using to this tactic.

Cupcakes on Wheels, a Los Angeles mobile cupcake business, tweets its location throughout the day so followers can find its signature brown vans.

Facebook’s Ad Targeting is also another great way to reach only local prospects on the Facebook platform. One of the targeting criteria is geography, so you can create ads that promote your web site or Facebook Fan page that are only shown to people in the geographic region you choose

5) Enhance Local Search Results
No matter how you put social media to use to create engagement locally, simply creating profiles on dozens of social media sites and linking those sites with local keyword content back to your main web site will help your site do better when people search locally. Creating very brand and local optimized profiles on sites like YouTube, Flickr and Slideshare will help with overall links to your site. Creating and enhancing local profiles on Google Maps, Yahoo and Bing Local will help you show up higher in the local results.

Finally, don’t forget to get active with the social review sites like Yelp! and Insider Pages. Ask, and even teach, your local customers hot to write reviews about your business. Currently Google Maps and Bing Local add these reviews to their local profile database too.

Using the technology and ability to access large groups of social media users locally has become a proven small business marketing tactic and is a great way to further enhance the face-to-face relationship building you already do.


Author John Jantsch is a marketing and digital technology coach, award winning social media publisher and author of Duct Tape Marketing.

alıntıdır.